Havacılığa adımını atmış, uçucuların bir çoğu planörcülüğü bilirler fakat bu disiplinde nerelere kadar uçulabilinir, nasıl uçulur, kaç saat havada kalınabilir gibi bilgileri pek bilmezler. Biz planörcüler de her ortamda elimizden geldiğince bunları anlatmaya, soru işaretlerini ortadan kaldırmaya çalışırız.
3 Şubat 2003 tarihinde bizlerin bile ezberini bozan bir uçuş gerçekleşti. Alman bir diş doktoru Klaus Ohlmann planörüyle Arjantin’ de 3008 km. yani 1624.2 Nm. Mesafe kat ederek dünyanın gelmiş geçmiş en uzun mesafe uçuşunu gerçekleştirdi. Üzerinden on yıl geçmesine rağmen halen bu rekor kırılamadı. Bunu yaparken de havayolları pilotlarının korkulu rüyası olan dağ dalgalarından faydalandı. Bu efsanevi uçuşun hemen arkasından uçtuğu planörün üretici firması olan ünlü alman planör üreticisi Schemmp- Hirth’ den Bernd Weber’ in rekortmen pilot Klaus Ohlmann ile yaptığı röportajı siz kokpit okuyucuları için tercüme ettim.
SHK : Ne kadar zamandır dağ dalgası uçuşu yapıyorsunuz?
K. Ohlmann : Geriye dönüp baktığımda ilk dağ dalgası uçuşumu 1978’ de yaptım. Fakat bütün uçuşlarımı iyi irtifa ve mesafeye çevirebilmem için çok fazla deneyim ve efor harcamam gerekti.

SHK : Edindiğiniz dağ dalgası uçuşu tecrübeniz toplamda ne kadar ve bunun ne kadarını Arjantin’ de edindiniz?
K. Ohlmann : Bütün dağ dalgası uçuşları zaman alıyor, almayanlar kısa bölgesel uçuşlarım. Bunları hiç uçuş saatime eklemedim. Fakat Arjantin’ de ki uçuşlarım 1800 saati geçmiştir.
SHK : Dağ dalgası uçuşu yapmaya sizi çeken şey nedir?
K. Ohlmann : Güçlü rüzgarlar beni her zaman etkilemiştir. Buna bir de planör pilotluğunda doğanın inanılmaz boyuttaki güzelliklerini görme şansının bir çok farklı yolu olmasını ekle. İşte beni çeken şey budur.
SHK : Tehlikeler karşısında orada aklınızı dingin tutmak için ne gibi kurallarınız var?
K. Ohlmann : Bir uzun mesafe dağ dalgası uçuşunda ilerlemeden önce, çok iyi planörcülük pratiğinin ve bilgisinin, yanında teorik bilgileri iyi anlamış olmak ve sağlam bir alt yapının olduğundan emin olunmalıdır. Buna ek olarak tabii ki iyi bir oksijen sistemi kullanma deneyimi olmalıdır. Çünkü orada bir çok tehlikeden birisi de oksijensizliktir. Sadece çok az pilot 3000 metre ve üstünde bozulan bir oksijen sisteminden sonra kararlılığını ve dikkatini kaybetmeden uçuş yapabiliyor.
SHK : Uçuş bölgelerinin detaylarına ve uçuş detaylarına kadar çalışıyor musunuz? Yoksa sadece deneyimlerinize göre hareket edip dalga hareketlerine bakarak bugün iyi termal akımlar olacak mı diyorsunuz?
K. Ohlmann : Tabii ki dağ dalgası uçuşu başlangıç safhasında olan bir pilot ise dalga sistemlerini ve termikleri bulabilmelidir. Nasıl olursa olsun her türlü havada/ arazi şekilleri üzerinde uçabilmelidir. Tüm bunlar pilotun tecrübe, genel bilgi ve yerel paternlerin bilgilerinin kombinasyonu ve bir sürü uçuş ile olur. Hem de GPS’ in işe yaramadığı durumlarda pilot zihninde bulutun dış yüzeyinin, altındaki yer şekilleri ile bulutun kaldırıcı hareketinin etkileri gibi bir çok parçayı kafasında birleştirebilmelidir.

SHK : Arjantin And Dağlarında dalga uçuşu yapmayı çekici kılan şey nedir?
K. Ohlmann: Arjantin Sıra Dağlarının güney kısmı Jetstream rüzgarları açısından çok zengin bunun nedeni ise sürekli olarak batı rüzgarlarını almasıdır. Dünyanın her hangi bir yerinde bu kadar geniş bir alana yayılmış, aynı periyotta ve sürekli dalga hareketleri ve oluşumları bulmak zordur. Ama iyi hava koşullarında bu bölge termal uçuş için mükemmeldir. Haftada 6.5 gün planör uçuşu yapmak mümkündür.
SHK : Arjantini özel kılan şey nedir?
K. Ohlmann : İlk olarak inanılmaz sonsuzluktaki doğası, güneyde nereye dönerseniz vahşi yaşamı ve el değmemiş yerleri görebilirsiniz. Belki de en büyük etken bu bazen 200km. ötesini net bir şekilde görebiliyorsunuz.
SHK : Böyle bir rekor uçuşu için ne kadar çaba harcamak gerekiyor?
K. Ohlmann : Bu insanın kendi hayatını organize etmesi ile başlıyor. Bunu gerçekleştirmek işin en zor kısmıdır. Bunun yanında fazla gerçek arkadaş, güçlü ve gelişime açık bir yetenek ve tüm bunların yanı sıra çok fazla zaman ve tutku gerekiyor.
SHK : Rekor denemesi sırasında özellikle karşılaştığınız problemler nelerdi?
K. Ohlmann : Siviller ve Ferza Aerea (Hava Kuvvetleri) İki tarafında koordinesiz çalıştığı bir ortamda planör pilotu olarak her türlü durumda tüm gereksinimleri yerine getirmek en büyük zorluktu ama Arjantinli planörcü arkadaşların hepsi bürokratik engelleri aşma konusunda çok arkadaşça ve yardımseverce yaklaştılar.
SHK : Hangi ekipmanlar önemli? (Planör, motor, diğer ekipmanlar)
K. Ohlmann : İyi durumda bir planörünüz olmadan olamayacağını söylememe gerek yok sanırım ve teknik olarak güvenilir bir motor çok önemlidir. Bunlar kadar önemli bir şeyde sıra dışı denebilecek bir bütçe.
SHK : Sürekli olarak yüksek hızla seyir etmeye çalışmanın pilot ve planör üzerinde ne gibi etkileri oluyor?
K. Ohlmann : Dağ dalgası uçuşundan kaynaklanan yüksek hızın sıklıkla üzerinde durulur. Düzgün havalarda planörle uçarken hava hızımızı irtifa alabilmek için dikkatli kullanırız. Avustralya ve Afrika’ da aynı irtifalarda çok güçlü termal akımlar var ama çok güçlü türbülanslarla iç içeler; planörle genelde sarı yay ( burada pilot hava hızı göstergesindeki düz uçuştaki maksimum yapısal hız aralığını gösteren sarı yayı kast ediyor. ) içerisinde uçuyoruz. Ben güçlü termal akımlar içerisindeki dalga uçuşlarım sırasında daima buna inandım. Bu pilotaj açısından da doğrudur. Uzun dağ dalgası rekor uçuşları sırasında, sen aynı hızda saatlerce uçarsın ve bütün geçişleri aynı zamanda düzgün bir biçimde yapman gerekir çünkü kaldırıcı ve bastırıcıların olduğu geniş alanlarda uçuyorsundur. Pilotun almak zorunda olduğu kararları düşünmek için yeterli zamanı olmalıdır ve bunun için de açık görüş mesafesi en iyi yardımcıdır.
SHK : Toplam 15 saatlik bir uçuşta zihinsel ve fiziksel kontrol nasıl oluyor?
K. Ohlmann : Burada iki şey çok önemli: düşük derecedeki hava sıcaklığı ve oksijen. İkisini de her adımda kontrol etmek gerekiyor. Uykusuzluk da tabi ki diğer bir problem ama en önemli şey kişinin motivasyon ve inancını kaybetmeme isteğinin nasıl olduğudur. Bunların temelini sağlık ve deneyim oluşturuyor.
SHK : Rekor uçuşu sırasında arazi inişi ve bastırıcılar açısından nasıl tehlikeler vardı?
K. Ohlmann : Şaşırtıcı derecede havaalanlarının sıradağlar boyunca büyük pist numaraları var ve neredeyse her karayolu inişe müsait . Ama havaalanı dışında planlanmamış bir arazi inişinin bir macera olduğu doğrudur. Her nasılsa cep telefonu ve ELT için mesafelerce uçan her planöre ait bir hücre mevcut.
SHK : Günün birinde rekorunuz olan 3008 km. lik mesafe uçuşunun kırılacağını düşünüyormusunuz?
K. Ohlmann : Sadece insanlar sınır koyar. Bizim hayallerimizin sınırı yok!
SHK : Yalnızca Shemmp Hirth’ ün Nimbus 4DM’ i seçmekteki sebepleriniz nelerdi?
K. Ohlmann: Bir planör pilotu için cazip bir planör. Güçlü bir kalbi var.
SHK: Nimbus- 4DM’ in Ventus 2-cm ye karşın ne gibi avantajları var? Bildiğim kadarıyla iki yıl öncesine kadar Ventus 2-cm ile uçuyordunuz. Daima 15 m planörlerde hızın daha önemli olduğunu düşünmüşümdür.
K. Ohlmann: Nimbus’ ün havadaki hızı ( VNE ) 258 km/h.Bu onu dalga uçuşu için uygun bir planör yapıyor. Bunun dışında ikinci bir koltuğu olması büyük avantaj. Tüm bu güzellikler paylaşılamaz
SHK: Tüm bunlar çerçevesinde rekor uçuşu için ideal bir planör sizce nasıl olmalıdır?
K. Ohlmann: Pilot için tamamen ısı yalıtımlı bir kokpit ve daha yüksek bir kalkış ağırlığı ile önemli yüksek hava hızı ( VNE ) artı olabilir.
SHK: Arjantin’ de daha ne kadar aktiviteniz olacak ya da kafanızda yeni planlar var mı?
K. Olhmann: Hiç sıkılmadan Arjantin’ de bir 100 sene daha uçabilirim. Yıllarca Güney Fransa’ da ki gibi tur ( turistik ) uçuşları yapmayı düşünüyorum. Bunlar dışında her zaman sınırsız hayal gücümü ayakta tutmalıyım.
Türkçe’ ye Çeviren: İrfan Ozan ONGUN
Not: Klaus Ohlmann şu sıralarda Avrupa’ dan başlayan ve Everest’ e kadar uzanan dağ dalgaları araştırma projesinde uçuyor. Bu araştırma için uçuş hattı araştırması sırasında ülkemizin güneyinde bulunan Suriye İç Savaşı’ nın ülkemize etkileri ve terör olayları yüzünden projeyi Yunanistan, Rodos, Kıbrıs, İsrail, Ürdün üzerinden çizmişler. Fakat kendileriyle konuştuğumuzda ilerideki projelerinde Türkiye’ ye misafir olmaktan memnuniyet duyacaklarını belirttiler.
Soru, görüş ve önerileriniz için, Twitter ve İnstagram‘dan bana ulaşabilirsiniz.
E:posta: info@irfanozanongun.com
Kaynak: http://www.kokpit.aero/index.php?route=article/article&writer=18&article_id=4951

